Asymmetric Dialogue

F-35 uçakları pazarlık masasında, teslim sorunu bitmiş değil!

F-35A ile ilgili görsel sonucu




Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu zaman zaman F-35 uçakları hakkında ABD’nin sorun çıkarması halinde, karşılığının verileceğini ifade ediyor; ancak bu açıklamalara paralel olarak Amerika’daki negatif hava da giderek büyüyor. Hatta İsrail’in körüklemesiyle daha da büyüyecek gibi görünüyor. Üretim ve proje geliştirmesi aşamasında partner olarak Türkiye’nin şu ana dek yaklaşık 1 milyar dolar katkı sunmuş olması da bir anlam ifade etmiyor.
Amerika’nın proje geliştirme aşamasında Boeing ve Lockheed Martin’in yarıştırdığı beşinci nesil F-35A müşterek saldırı uçağı (Joint Strike Fighter) ihalesini Lockheed’in kazanmasıyla çeşitli ülkelerle görüşmeler yapılmaya başlandı. İşte bu noktada Türkiye böyle bir proje ortaklığına imza atarken, bugünkü tabloyu düşünerek adım atmış ve bunları da anlaşma metinlerine geçirmişse, Amerika’nın daha temkinli hareket edeceğini bekleyebiliriz. Fakat müttefiklik konsepti içinde anlaşmanın detaylarında Türkiye’yi bugünlerde koruyacak ve karşı tarafa da ağır sorumluluk yükleyecek maddeler yoksa, rahat hareket ederler, ediyorlar. Zaten Amerika tarafındaki gelişmeler de ortaklık protokolünün Türkiye adına zayıf olduğunu gösteriyor gibi...
Öte yandan ortaklık protokolüne Türkiye’nin çok fazla vurgu yapmaması da dikkat çeken başka bir husus. “F-35 iptal olursa, karşılık veririz” diyoruz, ancak bu bir ortak projeyse ve elimizde bir ortaklık anlaşması varsa, azcık onun detaylarından da bahsedilmesi gerekmez mi? Milli Savunma Bakanlığı yetkilileri bazen “Olur mu öyle şey. F-35’lerin tesliminde bir sıkıntı yaşanması söz konusu olamaz. Biz bu projenin başından beri ortağıyız. Türkiye ile yapılmış bakım anlaşması, uçağın bazı bölümlerinin ülkemizde üretim ve tedarikine yönelik işbirlikleri ve yatırımlar var” açıklamasını yapıyorlar. Ancak bu izahatların da ABD’nin nezdinde bir karşılığı yok. Zaten daha çok Türk kamuoyu için yapılmış bir açıklama olmaktan öteye de geçmiyor.
F-35’lerin tesliminin 21 Haziran’da planlandığı üzere gerçekleşeceğini hem Milli Savunma Bakanlığı (Savunma Sanayii Müsteşarlığı) hem de Lockheed Martin yetkilileri ifade ediyor. Ancak sorun bu ikili arasında değil, daha yukarılarda ABD Senatosu ve Trump arasında zirvelerde olan bir durum. Oralardan çıkacak kararın önünde ise Lockheed’in durma şansı olabilir mi? Hatta 21 Haziran’da ilk F-35’lerin Amerika’da bulunan Türk teknik ekibine eğitim amacıyla teslim edilmesi bile bu hususta problemlerin aşıldığını ve aşılacağını göstermez. Çünkü uçaklar teslim alındıktan sonra hemen Türkiye’ye gelmeyecek bir süre daha, kasıma kadar ABD’de uçacaklar. Haddi zatında 2 uçağın Türkiye’ye getirilmesiyle de mesele bitmez. Bu sorunun daha yukarılarda kesin çizgilerle gündemden düşürülmesi şart.
Fakat her şeye rağmen F-35’lerin ana üreticisi Lockheed Martin’in, Dallas- Fort Worth’ta 21 Haziran’da yapacağı ilk teslimat planlaması ve bunun için tören hazırlıklarına devam etmesinin de pozitif bir yanı var. “Bu konular bu şekilde tartışılabilir, ama tam anlamıyla iptal edilmez”mealinde olumlu bir havaya sebep oluyor. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Washington’da 4 Haziran’daki görüşmesinden, F-35’lerin geleceğine dair ipuçların çıkma ihtimali yüksek. Göründüğü kadarıyla F-35’ler masada pazarlık unsuru olarak kullanılıyor, ama nereye kadar gidileceği meçhul. Bölgemizdeki her hadisenin de bu gelişmelerle ilintilenmesi söz konusu. Çünkü F-35 tartışması sadece bir savunma projesi değil, bir savaş uçağı tartışması değil, Rusya’dan alacağımız S-400 füzelerinin bertaraf edilmesinde tek başına bir oyuncu hiç değil. Ne o zaman? Onu da zaman gösterecek!
bloomberght.com